Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik
Yeni sitemizin tasarımı ve kullanışı nasıl
Anket Anket



Eklenti Kur
Radyo Radyo


Dernek
Dernek Logosu Dernek Logosu

Basın Bülteni Basın Bülteni

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@ozder.org.tr
Reklamlar Reklamlar

Memurlar Memurlar

AHMET AKDİ

Ahmet Akdi Ahmet Akdi

7517 Hit
Gönderim Tarihi : 2.10.2010
Özlü Köyü'ne has olan kelimeleri ve söyleyişleri burada toplamaya ve paylaşmaya çağırıyorum sizleri. 
AHMET AKDİ

Ahmet Akdi Ahmet Akdi

Gönderim Tarihi : 2.10.2010
HÖL: nemli, ıslak
BUYMAK: üşümek
DİYELMEK: dikilmek
BADAL: merdiven, basamak
HONGÜL: patates
GÜDMEK: havan otlanmak
GORUK: kurtlanmış yemiş
ÇİMMEK: banyo yapmak
TOLAS- karanlık köşe
KESEK- meyve düşürmek için ağaca atılan küçük odun parçası
AKURU-yanlamasına düz olan( anam bunu ben bile sözüklerle açıklamakta güçlük çektim:)
ÖSO- ucu kor haline gelmiş odun parçası
FERİK-civcivin büyümüş,tavuğun daha genç hali:)
DÜVE- hiç doğum yapmamış inek
puar- pınar
GİREBİ-baltagilleden,biraz daha küçüğü
DEHRE-baltagillerden-ucu kıvrık,kesme aleti
FIRAKTI=GEÇEK= çevrili bir alana giriş sıkış yapmak için kullanılan, ağaç dallarının üst üste konulmasıyla oluşturunan,genelde ineklerin üstünden zıplayıp tarlaya girdiği:) MUDARA bir kapı
MUDARA- sağlam olmayan
ÇİĞİT- meyve çekirdeği
A TAAM- süt ve süt ürünleri-peynir hariç
SEYİRTMEK (SEERTMEK)- koşmak
ANDIR-
YALO- alev
KEMRE=AKBUN- hayvan dışkıs (GELMİŞKEN AKLIMA:)
SADIR- çiş
ERTMEK- (EĞİRTMEK)- havlamak
PEŞGİR- havlu
GÖYNEK- gömlek
GOCUK- kaban
ÇOR- çok fazla,aşırı tuzlu
PİLAÇ- plastik kadın ayakkabısı

Barış Set Barış Set

Gönderim Tarihi : 12.10.2010
çok güzel olmuş tebrikler
AYKUT SET

Aykut Set Aykut Set

Gönderim Tarihi : 17.10.2010
BILDIR: Geçen sene
EYİŞ: Eski soba küreği, demir faraş.
EĞES: İmalı sitem. (Eğesli konuşma).
BÜRÜN: Yarından sonraki gün.
BÖÖN: Bugün.
ALLO: Evin altındaki tarla, ekenek.
BESBEE: Besbelli.
HICIRAN: İçi içini yiyen,asabi, sinirli.
YUMUŞ: İstek, küçük iş, temizlemiş.
GEROO: Dal çekmek için kullanılan kanca.
GEGEK: Eğri büğrü kurumuş ağaç gibi.
GELOO: Büyük keme.
SIÇAN: Fare
MEMESÜK:Kendine sahip olamayan, pasif insan.
BASUK: Zayıf,çelimsiz, sıska, çökük.
ÇEĞEL: İnce çakıl(fındık-ceviz büyüklüğünde)
GÖDEN: Kurbağa
BÜÜCÜ: Bilmezden gelerek nazlanmak.
ÇANGAL: Fasülye sırığı.
PALA: Fasülyenin diğer adı.
GAPCUK PALA: Kırılarak kurutulmuş fasülyeye denir.
GAYDA: Kaide, yol, yöntem, nara.
ÇORAŞ:
YARMAÇA:
BADUT:
FOL:
HÖLLÜK:
ÇIRPI:
ÇON:
GIDIK:
ŞÜKRÜ GÜZELSU

Şükrü Güzelsu Şükrü Güzelsu

Gönderim Tarihi : 1.05.2011
ELİNE SAĞLIK GÜZEL OLMUŞ ÇOK GÜLDÜM YA
CAFER SET

Cafer Set Cafer Set

Gönderim Tarihi : 21.12.2011
MUDULLAMAK: Bir insanı yapacağı işi unutturmamak için sürekli uyarmak,dürtmek, hayvanları dürtmek için zopa(sopa) ucuna çakılan çivi, ekilen tohumun toprak yüzüne çıkması(filizlenmesi).Örn:Darı mudulladı. Seni mudullamak lazım,yoksa çok tembelsin.

ŞEB: Aşırı tuzlu, çor. Örn: ııııııh çorba şeb olmuş...

ELLEEM: Heralde, muhtemelen, galiba. Örn:Elleem onun haberi varmış.

BIYI: Bu yıl, bu sene.

ALAF: Kurutulmuş mısır bitkisi.

GALAZ: Sonbaharda kuruyup dökülen yerde birikmiş yapraklar.

GAVUK: Fes, şapka.

DOLAK: Atkı.

GÖ: Olgunlaşmamış meyve ve sebze, yeşil, gökyüzü.Örn: Bu hallu başımıza "gö"den daş yağıcak.Gö pala.

GÜVERMEK: Morarmak, ezik yerin morarması, kan toplaması.

GERMÜK: Ağaç dallarından yapılmış çit.

BUZALAMAK: Hayvanların doğum yapması.

PÜNNÜK: Tavuklların düneme yeri, folluk, tavuk yumurtlama yeri.

KEKÜÇ: Çekiç.

HARENİ: Büyük kazan.

İLİSTİR: Metal yada plastik süzme kabı.

GOŞU: Halat,kalın sicim.

GOLAN: Yük taşımada kullanılan 4-5 cm eninde örülmüş 5 m uzunluğunda kumaş tarzındaki ip.

"O": B,r yerin boş olması. Örneğin değirmenin "o" olması demek gittiğimizde kimsenin olmaması, müsait olması demek. "Değirmen o mu yosa galaba mı?"

ZAHRA: Öğütülmek için hazırlanmış mısır yada buğday.

KESMÜK: Mısır kellesinden taneleri ayırdıktan sonra kalan kısım.

YALLIK: Hayvan yiyeceği, yal yapılacak malzeme. Bebeklerin ve çok ihtiyarların yemek yerken yakasına dökülmemesi için takılan bez.

YALAK: Arazinin çukurumsu, çökük yerleri.

YAKUM: Cana yakın, sevecen.

HAYAT: (Samanlığın hayadı) Samanlığın ön tarafında kalan üstü kapalı çıkma alanı.

HE: Yük taşınan büyük örme sepet.

IŞGIN: Şıvga, ağaçların bir yıllık büyüyen sürgünü.

ÜRS ETMEK: Zorlamak, ısrar etmek. Örn: Çağırdık ama gelmedi, bizde ürs etmedik.

TIKILLAK: Yuvarlak. yusyuvarlak=tıstıkıllak=top gibi

TISKILLAMAK: Hafiften azarlamak,

TİRKİ: Ağaçtan oyulmuş hayvanlara yem verilen kap. Örn: Öküzlerin yem tirkisi.

GÖDÜK: Ağaçtan yapılma, tenekeye benzer bir ölçek.

SAĞRAK: Ağaçtan oyulan yağ kabı.

KÜLEK: Daha çok ayran yada yoğurt konulan ağaçtan yapılmış kap.
CEVAP GÖNDERİM FORMUCEVAP GÖNDERİM FORMU
Mesajınız* :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız.
Not : Lütfen küçük harf kullanınız.

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi1 :0,0469

© 2009 ozder.org.tr
Özlüköyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Resmi Web Sitesi http://www.ozder.org.tr

Tam Ekran